Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplandı
Asgari Ücret Tespit Komisyonu Bakan Çelik başkanlığında toplandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 2002'de brüt 250 YTL olan asgari ücretin 2008 yılında 638 YTL yükseldiğini belirterek, son 6 asgari ücrete yüzde 155 zam yapıldığını söyledi.
Türk-İş temsilcisi Yurdakul, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını önerirken, TİSK temsilcisi Konuk, küresel krize vurgu yaparak işletmelerden ağır taleplerde bulunulmamasını istedi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu Bakan Çelik başkanlığında toplandı. Toplantıya işçi kesimini temsilen Türk-İş, işveren kesimini temsilen ise TİSK katıldı. Toplantının açılışında konuşan Bakan Çelik, Aralık 2002'de brüt 250.86 YTL olan asgari ücretin yüzde 155.5 artışla Temmuz 2008'den itibaren 638.70 YTL olduğunu ifade ederek, "Son 5.5 yıllık dönemde kümülatif enflasyon oranının yüzde 75.60 olduğu dikkate alındığında asgari ücretle çalışanların enflasyon karşısında korunduğu açık bir şekilde görülmektedir" diye konuştu.
193 Gelir Vergisi Kanunu gereğince 1.1. 2008 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulaması getirildiğini ve böylece asgari ücretle çalışanların net ücretlerinde artışlar sağlandığını hatırlatan Çelik, "Bu uygulama ile birlikte ele geçen net aylıklar 2007 sonu sonunda 419 YTL iken, bekar işçi için 2008 yılı yarısında 503, evli işçi için 512 YTL, evli bir çocuk sahibi işçi için 519 YTL, evli iki çocuklu işçi için 526 YTL, evli üç çocuklu işçi için 533 YTL, evli dört çocuklu bir işçi için 535 YTL olarak gerçekleşmiştir. Bir yıl içinde asgari ücretli işçinin eline geçen tutarda yüzde 20 ile 28 arasında artış sağlanmıştır. Son dönemlerde asgari ücret mümkün oluğunca çalışanların geçim şartları dikkate alınarak belirlenmiştir. 2009 yılı için belirlenecek asgari ücretin komisyon tarafından çalışma barışına olumlu katkı sağlayacak, ülkemizin koşullarına uygun bir seviyede tespit edilmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu.
TİSK temsilcisi Ali Nafiz Konuk ise, küresel krizin Türkiye'deki işletmeleri zora soktuğunu, daha şimdiden ihracattaki düşüş, iç pazardaki talep daralmanın üretim kısıtlamalarına yol açtığını ve sanayide kapasite kullanımını düşürmeye başladığını söyledi. Krizin yeni yatırımların askıya alınışı, şirket kapanmaları, işsizlik artışı gibi son derece olumsuz etkilere sebep olduğunu anlatan Konuk, "Bu zor dönemi atlatabilmek, hayatta kalabilmek için işverenlerimizin olduğu kadar sendikalarımızın ve İşçilerimizin de sorumlu davranmaları gerekmektedir. İşletmelerin rekabet gücünü yok edecek taleplerde ısrarcı olunmamalıdır" diye konuştu.
Krizin Türkiye ekonomisi ve özellikle reel sektör üzerindeki olumsuz etkilerinin 2009 yılında daha da ağır biçimde hissedileceğinin tahmin edildiğini anlatan Konuk, şöyle devam etti: "Uluslararası kuruluşların tahminleri Türkiye'de 2009 GSYİH artışının yüzde 1'lere kadar gerileyebileceği yönündedir.
En az ücreti ifade eden asgari ücret, ekonominin seyrini belirleyen temel faktörlerden biridir. İçinde bulunduğumuz bu zor dönemde asgari ücret artışının son derece dengeli ve dikkatli biçimde tespit edilmesi gerekmektedir. Asgari ücret artışı, işletmelerin ücret dengelerini bozmayacak, rekabet güçlerini zayıflatmayacak bir düzeyde olmalıdır. Yapılacak tespit çalışanlara ve çalıştıranlara fayda getirmenin yanında, işletmelerin varlığını korumaya yönelik de olmalıdır.
İşletme olmazsa ne işveren, ne işçi, ne de sendika olur. Yapılacak tespit, krizle mücadelenin bir parçası olmalı, çalışana ve çalıştırana fayda getirmelidir. Bütün bu nedenlerle, geçmişteki fiyat artışlarını yansıtma modeli bu yılki tespitte terk edilmelidir. En az ücretin brüt düzeyinin artırılmasında 2009 yılı enflasyon hedefi esas alınmalı ve asgari ücretin üzerindeki vergi ve sigorta primi yüklerinin azaltılması suretiyle çalışanın eline geçecek net ücrette artış sağlanmalıdır. Bu ay başlayan, işveren payında yapılan 5 puanlık sigorta primi indirimi yeterli olmamakla birlikte olumlu bir gelişmedir. Hükümetten istihdamın üzerindeki yüklerin azaltılması bakımından yeni adımlar beklenmektedir. Örneğin çalışanın kendisi için asgari ücretin yarısı ölçüsündeki asgari geçim indirimi oranı yükseltilmelidir".
AB'nin resmi istatistik kurumu Eurostat'a göre Türkiye'de uygulanan asgari ücretin 9 AB üyesi ülkeye kıyasla daha yüksek olduğuna dikkati çeken Konuk, "En az ücretin kişi başına milli gelire oranının yüksekliği açısından Türkiye, AB üyesi ülkeler arasında 2. sıradadır. Ülkemizdeki işsizlerin çoğunluğunu ilk defa işe girecek olan ve yine çoğunluğu eğitimli genç insanlarımız oluşturmaktadır. Genç işsizliği ile mücadele için yaşa göre farklılaştırma kriteri AB'deki yaygın uygulama paralelinde 16'dan 25'e yükseltilmeli ve iki grup arasında makul bir oran tespit edilmelidir" diye konuştu.
Türk-İş temsilcisi Nihat Yurdakul, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ekonomik krizin aşılmasına ciddi katkılar sağlama olanağına sahip olduğunu belirterek, "Bu tarihsel bir fırsattır. Bu nedenle biz komisyonumuzun dünya ekonomisinin daralacağı, ihracat olanaklarının zorlaşacağı gerçeğini de dikkate alarak asgari ücreti toplumdaki toplam satın alma gücünü arttırıcı bir kaldıraç olarak görmesini ve aşağıda sıralamaya çalışacağım temel prensipleri dikkate alarak belirlemesini öneriyoruz" dedi.
Asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını öneren Yurdakul, asgari ücretle çalışan işçilere ve ailesine insanca yaşam standartları sağlanması gerektiğini belirtti.
"Hiç birimiz 'ücreti ben kazandım bunu çocuklarımla ailemle paylaşmam' diyemeyiz. Bunu aklımıza getirmek bile abestir. Ama ne yazık ki komisyonumuz yıllardır asgari ücreti, çalışan bir kişiyi baz alarak hesaplamaktadır" diyen Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bakmakla yükümlü olduğu kişileri hesaba katmamaktadır. Önerimiz asgari ücret hesaplamasında asgari ücretlinin bir aile ellikle reel sektör üzerindeki olumsuz etkilerinin 2009 ysinin olduğunun da dikkate alınarak hesaplama yapılmasıdır. Bu hesaplama tekniği bu komisyonda daha önce kullanılmıştır. Sayın bakanıma bir önerim var.
Bu kriz ortamında ailelerin satın alma gücünü arttırmak sosyal devletin asli görevidir. Sizde bu görevi yürütecek en önemli kurumun basındasınız. Asgari ücret yönetmeliğin de bir tek değişiklik için maliye bakanımızla birlikte emir vermeniz yeterlidir.
Asgari ücret hesaplamasında asgari ücretlinin yanı sıra 'aile unsuru da dikkate alınır' ibaresi hem yıllardır yapılan bir yanlışın düzelmesini sağlayacak hem de toplam gelirleri arttıracaktır. Komisyonumuz çalışma esaslarını belirleyen yönetmelik gereği Türkiye İstatistik Kurumu'na yetişkin bir işçiye gerekli olan gıda harcamasından yola çıkarak asgari yeter ücreti hesaplatmaktadır.
Ancak 2002 yılından bu güne dek Kurumun komisyona gönderdiği rakamların hep çok altında rakamlar asgari ücret olarak açıklandı. Komisyon hep asgari ücreti hesaplatıp altında ücret açıklayan bir komisyon oldu. Bu yıl komisyonumuz ekonomik konjonktürü dikkate alarak Türkiye İstatistik Kurumuna yaptıracağı hesaplamanın ne kadar üstüne çıkabileceğini müzakere etmelidir. Komisyonumuza hatırlatmak bile istemem ama basın yayın organlarında dillendirenler olduğu için mahsurlarından bazılarını dikkatinize sunmak isterim.Sözünü ettiğim konu bölgesel asgari ücret konusudur.
Komisyonumuz asgari ücreti ulusal düzeyde ve tek ücret olarak belirlemelidir. Bu konu üzerinde işçi tarafı olarak hassasiyetle duruyoruz çünkü tersi, hem bölgesel farklılıkların derinleşip kalıcılaşmasına hem de üniter yapımızı sorgulayanların argüman kazanmalarına yol açabilir."
26.11.2008 14:10:05
|